Lojistik 4.0 – Lojistik Sektörünü Etkileyen Teknolojiler

Endüstri 4.0’ın bir sonucu  olarak karşımıza lojistik 4.0, çıkıyor. Lojistik süreçlerin fiziksel olarak sürdürülmesi verimlilik ilkesine ters düşmekte ve rekabet avantajının düşmesine neden olmaktadır. Bu faaliyetlerin teknolojik altyapı ile kurgulanması ise birçok giderin azaltılmasını, süreçlerin hızlandırılmasını ve takibini kolaylaştırır. Bu sayede verimlilik artar, teslim süreleri kısalır, iş kazaları önlenir, hasar oranı düşer ve planlama kolaylaşır.

LOJİSTİK 4.0’IN TARİHSEL GELİŞİMİ

Aşağıdaki tablo lojistik kavramının evreler halinde gelişimini göstermektedir. Lojistik kavramının ilk evresi olan lojistik 1.0, buharlı makinelerin icadıyla başlamaktadır. Buharlı makineler sayesinde ürünler bir noktadan diğer noktaya gemi ve demir yoluyla da yavaş yavaş taşınmaya başlamıştır. Ancak bu devirde hala en etkili taşıma yöntemi karayoludur.

Lojistik 4.0 çağına geldiğimizdeyse omurgayı gemi taşımacılığının oluşturduğunu görebiliyoruz. Lojistik 3.0 ile hayatımıza giren bilgisayar destekli sistem ise lojistik 4.0 uygulamalarının temelini oluşturuyor. Gelişen teknoloji daha gerçeğe yakın ve verimli planlamalar yapmamızı sağlıyor. Ayrıca insan müdahalelerini de en aza indiriyor. Bu sayede insan kaynaklı meydana gelebilecek hataların da önüne geçilmiş oluyor. Sistemin çoğunluğu, geçmiş ve anlık verilerin yorumlanması ile yönetiliyor, otonom robotlarla işleniyor.

LOJİSTİK 4.0’IN  BİLEŞENLERİ

Peki lojistik 4.0 aslında nedir? Bu sorunun cevabını en iyi şekilde verebilmek için, kavramın bileşenlerini ve ne amaçla kullanıldıklarını bilmek gerekir. Bu bileşenler arasında yer alan nesnelerin interneti (IoT), 3 boyutlu yazıcılar, artırılmış gerçeklik (AR), büyük veri ve bulut bilişim gibi teknolojik gelişmelerin hepsi lojistik 4.0’ı etkilemektedir.

1. NESNELERİN İNTERNETİ VE LOJİSTİK

Nesnelerin interneti yani IoT nesnelerin kendi aralarında konuşabilmelerine olanak sağlayan sistemdir. Her nesne bir veri yaratır ve bu veri de bir diğer nesnenin girdisi olarak çalışır. Ayrıca veriler arasındaki örüntülerin analiz edilmesi sonucu sistemde iyileştirmeler yapılabilir.

Iot teknolojisi ile her türlü nesne birbiriyle iletişim kurabildiği için insan müdehalesine de ihtiyaç azalır.

Önümüzdeki dönemde IoT lojistiğin temel taşı olacak. Bütün lojistik süreçlerin (tedarik zincirinden tüketime kadar olan süreçte; depolama, taşıma, stok yönetimi, elleçleme vb. tüm faaliyetler) IoT ile yönetilmesi lojistiğin geleceği olacaktır. Bu sayede tüm aktiviteler eş zamanlı olarak izlenebilecek, işleyişe etki eden tüm etmenler kontrol edilebilecektir. Dahası performans anlık olarak ölçülebilecektir.

Günümüzde nesnelerin interneti teknolojisinin temel girdisini ise RFID oluşturur. Depolarda fiziksel ve dijital unsurlar arası iletişim ve entegrasyonu RFID sağlar. Ayrıca, depolarda ürünler RFID sistemi sayesinde istenilen özellikler doğrultusunda da ayrıştırılabilmektedir.

Şu an çok olmasa da IoT sayesinde sürücüsüz tırlar, kaptansız gemiler, pilotsuz uçaklar gibi akıllı taşıtları ileride göreceğiz. Bu da lojistiğin tanımını bir kez daha değiştirecek.

2. BÜYÜK VERİ VE LOJİSTİK

Büyük veri ya da sık kullanılan ifadesiyle big data, insanlar, internet veya diğer sistemler aracılığı ile elde edilen bilgilerin toplandığı “çok büyük” veri tabanlarına verilen isimdir. Tüm veriler dijital ifadelere çevrilerek sistemde tutulur. Big datanın en büyük faydası anlık karar vermeyi kolaylaştırmasıdır. Çünkü sisteme veriler anlık olarak gelmekte ve analize hazır halde tutulmaktadır. Bu da şirketlerin daha çevik (agile) olmasına olanak sağlar, bu sayede büyük kayıplar önlenebildiği gibi, fırsatlar da kaçırılmamış olur.

Büyük veri aynı zamanda sistemin iyileştirilmesi için de önemli bir teknolojidir. Sistem iyileştirmesi için gerekli olan birçok verinin tutulmasını sağlar. Rekabet edilen pazar hakkında bilgilerin anlık olarak toplanmasını da sağlar. Uzun dönemli talep tahmininde de hata payını minimize eder.

Lojistik sektörü için en önemli faydalarından birisi operasyonlarda güzergahların gerçek zamanlı
planlanmasına olanak sağlamasıdır. Çünkü, klasik güzergah hesaplamaları eski verilere dayanırken, büyük verinin güncel verileri kullanması, dinamik planlamayı mümkün kılar. Bu da verimliliği artırarak, karlılığa yansır.

BÜYÜK VERİ İLE ROTA OPTİMİZASYONU

Büyük veri canlı olarak trafik ışıklarını, kapalı yolları, kazaları, trafik yoğunluğunu takip ederek optimum rotayı belirleyebiliyor. Araç yola çıktıktan sonra gelen bir iş teklifini değerlendirerek, uygun olması durumunda onu programına ekleyebilir. Bu sayede yakıt ve zaman tasarrufu sağlıyor, verimlilik artıyor.

Günümüzde, dünyanın en büyük markaları hem ürünlerini, hem müşteri ilişkilerini, hem verimliliklerini hem de satışlarını big data yardımı ile geliştirmektedirler. Bu teknolojinin henüz emekleme aşamasında olduğu, uzman kişiler tarafından belirtilmektedir. Veri depolama teknolojisi geliştikçe ve internete bağlı nesne sayısı arttıkça büyük veri önümüze yeni fırsatlar da çıkaracaktır.

3. ROBOTLAR VE LOJİSTİK

Robotlar ile özellikle depolama ve elleçleme süreçlerinde başarılı sistemler kuruldu. Ancak bu sistemler geleceğin lojistik hedeflerinin henüz çok başında. Çünkü bu robotlar çalışmak için insanlara ihtiyaç duyuyorlar. Ancak Japonya’nın başını çektiği Endüstri 5.0’da ise fabrikalarda insansız üretim yapılabiliyor. Lojistik sektörü de bu teknolojiden çok uzak değil. Gelecekte insana ihtiyaç duymayan, otonom robotlar tarafından yönetilen lojistik süreçlerini daha fazla göreceğiz.

Depo Yönetimi ve Otonom Robotlar

Otonom robotlar sayesinde lojistik faaliyetlerinin depo yönetimi kısmını insana ihtiyaç duymadan, minimum hata payı ve maksimum verimlilikle gerçekleştirme potansiyeline sahibiz. İnsan çalıştırmaya ihtiyaç kalmaması saat sınırlamalarını, molaları, tatilleri hesaptan çıkarmamızı sağlıyor. Ayrıca bu iş kazalarının azalması anlamına da geliyor. Isınma/ soğutma gibi iklimlendirme ve ışıklandırma giderlerinin de azalmasını sağlıyor. Hata oranları insan içeren süreçlere göre daha düşük.

Sensörler yardımıyla stok kontrolü gerçekleştirilebiliyor. Bir ürünün depodaki seviyesi belirlenen seviyenin altına düştüğünde ana bilgisayara bildirimde bulunabiliyorlar.

4. 3D YAZICILAR VE LOJİSTİK

Medikalden şehir planlamaya kadar birçok alanda hayatımızın içine giren 3D yazıcılar, lojistik sektörünü de etkiliyor. Kişiye özel ürünlerin üretiminin kolaylaşması, depolamaya olan ihtiyacın azalması gibi etkiler, lojistik planlamasının tekrar düşünülmesine neden olacak.

5. BULUT BİLİŞİM VE LOJİSTİK

Bulut sistemi, verilerinizi fiziksel olarak saklama maliyeti ve işgücünü azaltmaktadır. Bu teknoloji sayesinde her geçen gün daha fazla veriyi daha ucuza saklayabiliyoruz. Ayrıca istediğimiz yerden de bu verilere ulaşabiliyoruz.

IoT tabanlı veriler, depolama için büyük veri havuzlarına ihtiyaç duyuyorlar. Bulut teknolojisi de makinelerden gelen verileri toplamamıza ve depolamamıza yarayacak sistemi bize sağlıyor. Ayrıca güvenlik endişelerini de bir nebze azaltan bir yapıya sahip.

Lojistik 4.0 ile ilişkili teknolojilere baktığımızda aslında hepsinin bir şekilde birbirini beslediğini görebiliyoruz. Robotlar, IoT sistemi barındırıyor ve veri üretiyorlar. Verileri ise bulut sistemi depoluyor. Bulut sisteminin depoladığı veriyi ise big data ile anlamlı analizlere çeviriyoruz. 3D yazıcıların kullandığı kodlar da bulut üzerinde saklanıyor. Lojistik faaliyetlerinin insanları sistemin dışına itecek şekilde evrildiğini görebiliyoruz. Ancak bu sınırı da bulut teknolojisinin kapasitesinin ne kadar artabileceği ve big datanın işlem gücü belirleyecek.

Lojistik 4.0 – Lojistik Sektörünü Etkileyen Teknolojiler